Mehmet Yabalak

Telepati Nedir ? Nasıl Yapılır ? Telepati ile Zihin Kontrolü Yapılabilir mi ?

02.08.2019
124
Reklam

       Telepati sözlük anlamıyla; birinin düşüncelerini ya da uzakta gelişen bir olayı herhangi bir somut bağlantı olmadan algılamaktır. Telepati sözcüğü eski Yunancada uzak anlamına gelen tele ve hissetme anlamında kullanılan patheia kelimelerinden türemiştir. Türkçeye Uzaduyum olarak çevirilmiştir.

       Bütün canlıların olduğu gibi insanın da vücudu yaşam süresince termal kameranın verdiği görüntüye benzer dalgalar yaymaktadır. Bu dalgalar bireyin yaşam enerjisi, hayata bağlılığı, mutluluk derecesi gibi faktörlerle artabilmekte ve azalabilmektedir. Polis telsizleri ve GSM operatörleriyle tamamiyle aynı mantıkla çalışmaktadır. Telepatinin etki derecesi vericinin sinyal kalitesi ile alıcının sinyali işleme kapasitesine bağlıdır. Kolay anlaşılabilmesi için örneklendirmek gerekirse merkezden yapılan bir anons aynı frekansı dinleyen ekip tarafından rahatça dinlenebilirken frekans biraz bozulduğunda ses kalitesi azalmaktadır. Frekans tamamen değiştiğinde ise yapılan anonsu dinleme şansınız yoktur. Uzaduyum aracılığıyla veri alışverişinde bulunmak büyük ölçüde yetenektir.

Telepati üç alt gruba ayrılarak incelendiğinde daha verimli sonuçlar ortaya çıkabilir.

  • Telepatik düşünce alışverişi
  • Telepatik düşünce okuma
  • Telepatik zihin kontrolü

Sonraki konularımızda bu başlıklar hakkında detaylı anlatım yapacağız.

Telepati Çeşitleri

      Telepati Nedir sorusunu ilk konumuzda cevaplamıştık. Bu başlık altındaki anlatımlardan önce ilk konuyu okumanız daha iyi anlamanız için önemlidir.

       İnsanların sadece yüzde onu algılarını tümüyle kullanabilmektedir. Bu kesim için anlattıklarımız gayet anlaşılabilir olsa da yüzde doksanlık kesimin anlaması için ilk konudan bu konunun sonuna kadar anlattıklarımızı sabırla uygulaması gerekmektedir. Dört kadameli bir duvar düşünün. İlk kademesi algılarınızın açık olmadığını kabul etmek. Bu yazıyı okuduğunuzda ilk kademeyi atlamış olacaksınız. İkinci kademe algılarınızı açmak için çalışmaya başlamak. Bu konunun ilk başlığında yazanları uyguladığınızda bu konuda gerekli adımı atmış olacaksınız. Üçüncü kademe algılarınızı açmak. Bu konunun ikinci başlığı altında yazanları uygulayabiliyorsanız üçüncü duvarı yıktığınız anlamına gelir. Geriye kalan son duvar algılarınızı tamamen açarak başkalarının algılarını kontrol etmek olacaktır.
Unutmayın ki algıları geri kazanmak köreltmek kadar kolay değildir. Sabır ve uzun zaman gerektirebilir.

Konumuza dönecek olursak önce maddeler halinde listeleyelim. Daha sonra da tek tek inceleyelim.

  • Düşünce alışverişi
  • Düşünce okuma
  • Zihin kontrolü

Telepati ile Düşünce Alışverişi

       Telepati yeteneği her insanda olsa da çoğu kişi bunu nasıl kullanacağını bilmemektedir. Telepati ile aşık etme konumuz beyninin mantık yönünü kullananlar için ilk bakışta saçma gelebilir. Fakat konuyu detaylı bir şekilde incelerseniz anlatımların ne kadar doğru tespitlerden oluştuğunu gözlemleyebilirsiniz. Konuda anlatılanlar düşünce alış verişi için basit bir örnektir.
Birini düşündüğünüzde çoğu zaman telefonunuzun çaldığını, arayanın düşündüğünüz kişi olduğunu görürsünüz. İşte bu olay tamamen insanın doğasında bulunan telepati yeteneğinin varlığına işarettir. Bilinçli bir şekilde birine konsantre olup aramasını sağlayabiliyorsanız bu yeteneği kontrol edebiliyorsunuz demektir. Bunun tersi de olabilir. İyi bir alıcıysanız biri sizi düşündüğünde ya da sizin dedikodunuzu yaptığında hayatınızın akışıyla hiç bir ilgisi olmadan aklınıza gelebilir. Böyle bir durumda aradığınızda bende senden bahsediyordum diyecektir. Tabi dedikodunuzu yapmıyorsa 🙂
Gün içinde bu şekilde bir çok normal olmayan durumla karşılaşırsınız. Fakat hayatı doğru okumayı bilmediğiniz için bu gibi olayları dikkate almazsınız. Bilincinizi doğru eğitmeniz halinde aslında algınızın yüzde yüzlük bölümünü kullanabilecekken yüzde onuyla hayatınızı sürdürdüğünüzü farkedeceksiniz. Algılarınız açıldığında düşünce alışverişi konusunun ne kadar basit olduğunu da göreceksiniz.

       Düşünce alışverişi yapmak için vericinin güçlü bir şekilde size enerji aktarımında bulunması gerekmektedir. İstekli ya da istek dışı size yoğun bir enerji gönderir. Sizin algılarınız bu enerjiyi yorumlar ve beyninize bu sinyallerin ne anlama geldiğini söyler.

         Yanınızda bulunan biriyle bu yeteneğinizi geliştirmek için çabalıyorsanız yapmanız gereken bir kağıda 1le 10 arasında bir sayı yazın. Gözlerinizi kapatmadan önce gördüğünüz son görüntü yazdığınız o sayı olsun. O görüntüye konsantre olun ve gözlerinizi kapatmadan önceki haliyle canlı tutmaya çalışın. Beş dakika kadar sadece sayının görüntüsünü canlandırmaya çalışın. Karşınızdaki kişi ise gözlerini kapatıp sadece o görüntüyü almaya odaklansın. 10 denemeden 3ü doğru çıkıyorsa başlangıç için çok iyi bir rakam sayabilirsiniz. İlerleyen zamanlarda bunu 10da 7 hatta 8e kadar çıkartmanız mümkün.

Telepati ile Düşünce Okuma

     Telepati ile düşünce alışverişinde bulunmanın bir adım üstüdür zihin okuma. Aralarındaki en önemli fark ise bu yöntemde vericinin yoğun bir şekilde enerji aktarımında bulunmasına gerek yoktur. Uzman bir zihin okuyucu iseniz karşınızdaki kişi hiç tanımadığınız usta bir yalancı bile olsa yalan söylediğini hatta bu yalanı hangi amaçla söylediğini, sizden ne beklediğini vs. bilgilere anlık olarak hiç bir çaba harcamadan sadece inanarak ve isteyerek ulaşabilirsiniz.

     Zihin okumak için telepati kadar empati yeteneğinizin de gelişmiş olması gerekir. Bu işlemi ruh değiştirme olarak nitelendirebiliriz. Bir kafede masanın bir tarafında siz oturuyorsunuz diyelim. Karşınızda kim olduğu çok önemli değil. Öncelikle ruhunuz üstüne düşen görevleri eksiksiz yerine getirmiş olmalıdır. Nedir bu görevler? O an orada bulunma sebebiniz, karşınızdaki kişiden beklentiniz, ona aktarmak istediğiniz enerji, ondan almak istediğiniz enerji…. Bu liste uzar gider. Algılarının tamama yakını açık olan biri bütün bunları oto kontrolle yapabilir. Ekstra bir çabaya gerek yoktur. Ruhunuzun bu otokontrol mekanizması sağlıklı bir şekilde çalışıyorsa karşınızdaki kişinin otokontrol mekanizmasını elinizde tutabilirsiniz.

       İşte tam bu noktoda yazının başında bahsettiğimiz dört kademeli duvardan geçilmesi en kolay olan son kademe kalıyor geriye. Giriş seviyedeki okuyucularımızın kafası karışmaması açısından bu ve bundan sonraki başlıkta fazla detaya girmeyeceğiz. Başka bir açıdan baktığımızda bu seviyede bir algının bizim telkinlerimize ve anlatımlarımıza ihtiyacı yoktur.

Telepati ile Zihin Kontrolü

         Bu işlemin nasıl yapılacağını giriş seviyesinde birine anlatmak imkansız. Zihin okuyabilecek seviyeye yükselmiş biri için ise okuduğu zihni kontrol etmek, kurulan uzunca bir cümlenin son noktasını koymak kadar kolaydır. Kısaca özetlemek gerekirse yukarıda örneğini verdiğimiz masanın karşısında oturan kişi sizin işe almak üzere görüşmeye çağırdığınız bir personel adayı olsun. Ona ne kadar ücret istediğini sordunuz. Soruyu sorduğunuz andan itibaren soruyu algılaması ve buna vereceği cevabı düşünmesi için geçen süre ortalama üç saniyedir. Bu üç saniye içinde siz personel adayının aklından geçen rakamı zihin okuma yöntemiyle öğreneceksiniz. Bu rakamı kendi beyninizle yorumlayacaksınız. Değişmesi gerekip gerekmediğini, değişmesi gerekiyorsa kabul ettirmek istediğiniz, hatta kabul ettirebileceğiniz minumum tutarı belirleyeceksiniz. Bu adımda sadece telepati ve zihin okuma yeterli olmayacaktır. Empati yeteneğinizin gelişmiş olması şarttır. Zihin kontrolünün başladığı nokta, konu başında bahsettiğimiz son duvarın yıkıldığı andır. Onun yerine kaygı duyacaksınız. -Bu güzel bir iş, kaçırmamam gerekir, o yüzden makul bir fiyat söylemeliyim, düşündüğüm fiyatı söylersem bu işi kaçırabilirim, kendimi kanıtlayıp istediğim rakamı ilerde alırım- şeklinde enerji aktarımında bulunacaksınız. En önemli ve aşılması zor olan noktaya geliyoruz lütfen dikkat edin. Kendiniz konuşurken ağzınıza nasıl hükmediyorsanız, ellerinize gözlerinize nasıl hükmediyorsanız. Karşınızdaki adayın eline, diline, gözlerine o şekilde kendi beyninizden kendi ağzınıza komut gönderir gibi komut göndereceksiniz. Bu son cümleyi giriş seviyedeki birinin uygulaması bir yana anlaması dahi oldukça zordur. Ancak daha önce de çok kere söylediğimiz gibi, algılarını tümüyle kullanabilen biri için bu anlattıklarımız oldukça basit günde onlarca kez çaba harcamadan uyguladığı yöntemlerdir.

      Bizi ekip olarak zihin kontrolüne yönlendiren iş adamı Fahri Beyin bizlerle paylaştığı ilk tecrübesini kendi yorumuyla sizlerle paylaşmak istiyoruz.

     Zihin okuma konusunda kendimde ilerleme olduğunu fark ettiğim gün eşimle, yakın bir arkadaşımızın evine misafirliğe gitmiştik. Yapanlar bilirler. Çok yakınızda bulunanlara zihin okuma ve zihin kontrolü yapmanız oldukça zordur. Eşimle yaptığım denemeler hep olumsuz sonuçlandığı için kendime olan güvenimi kaybediyordum. Bu sebeple aile bireylerimle olan ilişkilerimde öğrendiğim yöntemleri kullanmıyordum. Pek sık görmediğim aile dostumun yanına gitmek kendimi test etmek için iyi bir fırsattı.

       Forex Piyasalarıyla işlemler yaparak fena sayılmayacak gelir elde ettiğimi kimseden gizlemiyordum. Zihin okuma/kontrolüyle uğraşmadığım dönemlerde bu dostuma Forex işlemlerinden bahsetmiştim ve onun da bu piyasaya girmesini tavsiye etmiştim. Parasına düşkündür kendisi. Kaybetme korkusundan dolayı hiç kulak asmadı tavsiyeme. Hanımlar yemek hazırlarken mükemmel manzaralı terasta baş başa sohbet etme imkanı bulduk. O güzel insanı Forex piyasasına sokmaya kararlıydım. Önce eskiden olduğu gibi tavsiye olarak bahsettim. -Senin de paraya ihtiyacın var. Çocukların okul masraflarını çıkartırsın. Belki de bunların yanında otomobilini yeniler yeni bir ev bile alabilirsin- dedim. Gülümseyerek para kaybetmeyi göze alamayacağını söyledi. Fikrini değiştirmiş olabileceği şüphesi kesin olarak silinmişti aklımdan. Kontrol etmeyi öğrendiğim güçlerimi aktif duruma geçirerek tekrar yoğunlaştım konuya. Tek amacım onu bu konuya ikna etmekti. Gerekirse zararını ben karşılayacaktım. Bunu söylediğimde ikna olacaktı elbette. Fakat benim amacım sadece onu Forex piyasasına sokmak değildi. İkna kabiliyetimi değil Zihin Kontrolü yeteneğimi test etmek istiyordum.

Forexle ilgili tecrübelirimi aktarırken onun yerine de düşünüyordum. Empati yapıyor ve aslında kaybetme şansının kazanma şansına oranla çok düşük olduğu yönünde bir cümle sarf etmeden sadece telepati yoluyla kabul ettirmeye çalışıyordum. Piyasadan bahsederken üyelikle ilgili hiç bir soru sormamıştı bu güne kadar. Amacım o soruyu duyana kadar aktarıma devam etmekti. Yaptığım işlemleri, dudak uçuklatan paralar kaybettiğimi anlatıyordum. Özellikle kazandığım rakamları söylemedim. İkna olursa sadece telepatiyle ikna olduğundan emin olmak istiyordum. Yaklaşık 10 dakika kaybettiğim paralardan bahsettim. Arada şaşırdığını belli ediyor. Bazen yorum yapıyordu. Ümidimi kesmek üzereydim. -Ben bu işi yapamıyorum, belki de zihin kontrolü diye birşey bile yok- diye düşünmeye başlayacaktım ki. -Ne kadar yatırman gerekiyor başlangıç için- diye sordu. Onun ruhunu ele geçirdiğimi hissedebiliyordum. -100$ yetiyor- dedim.
-İlk girişte 100$ yatırıp kendini test edersin, piyasayı öğrenirsin.(Bunu söylerken onun kendine güvendiğini ve bu kadar küçük meblağlarla zaman kaybetmemesi gerektiğini düşünmesi için yoğunlaştım.)
-Öyle de yapacağın işlem belli, ya alacaksın ya satacaksın. Yıllardır altın alıp satıyoruz. Ben bu işi yaparsam altından başka bir şeye para yatırmam.(Beklediğim cevap tam olarak bu değildi. Ancak hedefe yakın bir cevap gelmesi beni daha da heyecanlandırdı.)

-Bildiğin alanda işlem yapman daha doğru tabiki.(Cümleyi kurarken kafamda onun adına risk analizi yapıyordum. Cep telefonumu elime alarak düşünmesi için zaman verdim. Telefonumla uğraşır gibi görünüyordum. Onun yerine düşünmeye çalışıyordum. Piyasaya sokmak istediği parayı ben belirlersem kendimden emin olabilirdim. Piyasaya girmeyi kabul etmesi şans olabilirdi. Olasılık yüzde elliydi. Yanılma payının daha yüksek olduğu fiyat konusunda kendi fikrimi belirleyip ona söylettirmeliydim. Aylık geliri ve giderini, giderler çıktığında elinde kalan parayı tahmin etmeye çalıştım. Yaklaşık 2.000 TL elinde kalıyordu tahminlerime göre. Başlangıç için bu rakam iyi gibi görünüyordu. Her ihtimale karşı bunun yarısını riske edebilirdi. Bu güne kadar anlattıklarımı hatırlaması için konsantre oldum. Daha önce anlattıklarımın onun kulaklarında yankılandığını hissedebiliyordum. Eğer herşey yolunda giderse 1 ay içinde bu 1.000 TL bir anda 50.000 TL olabilirdi. Fiyat için ikna olduğunu hissettiğimde telefonu elimden bıraktım.)
-Evet ne diyorsun?
-Tamam başlayalım.
-Tamam hemen açalım sana bir hesap. Benim referansımla açarsak bende senin kazandıklarından pay alabilirim. Referans vermeden üye olursan bu pay Forex şirketine kalacak.
-Referansla olalım o zaman dostum. Neden sen dururken şirkete bırakayım?
-100$ lık hesap açıyorum.
-2.000$ yapalım onu.

Bu cümleyi duyduğumda içimde oluşan mutluluğu tarif etmemim imkanı yok.

Telepati ile Rüya İlişkisi

      Telepati ile ilgili tüm detayları daha önceki anlatımlarımızda paylaştık. Telepati için gerekli olan herşeyi, çeşitlerini ve yöntemlerini bilgimizin yettiği ölçüde anlattık. Telepati kullanılarak yapılabileceklerin sınırı yoktur. İnsan vücudunda bulunan enerjinin doğru kullanımıyla bireyler kendi hayatını kullanmalarının yanında bu enerjiyi doğru kullanamayan kişilerin enerjilerine de yön verebilirler.

       Kişinin bilinç altındaki özlemlerinin ya da isteklerinin uyku durumunda bir film şeridi gibi gözünün önünden geçmesine rüya denir. Bilinç altına bastırarak yüzleşmek istemediğimiz düşünceler kendilerini göstermek için çıkış yolu aramaktadır. Rüyalar o düşüncelere bir kapı aralar. Günlük hayatta toplumsal baskıdan, aile yapısından, kültür durumundan ya da dinsel yaptırımlardan dolayı dışa vurulamayan kişilik yönü bilinç altında saklanarak rüyalarla kendini göstermektedir. Bu sebeple rüyalar genellikle cinsellik ya da şiddet içeriklidir.

          Başka birinin rüyalarına müdahale etmeden önce kendi rüyalarınızı kontrol etmeyi öğrenmelisiniz. Telepati çeşitleri konusunda bahsettiğimiz son maddede olduğu gibi algılarınız otokontrol sistemiyle çalışarak başkalarının algılarına müdahale gücü bulduğunuzda kendi rüyalarınızı kontrol etme yöntemiyle zihin kontrolünü birleştirebilirsiniz.

          Rüya kontrolü öncelikle başlı başına geliştirilmesi gereken bir yetenektir. Lüsid rüya görebilmek için hayatta her an kendinizin rüyada olup olmadığınızı kontrol etmeniz gerekmektedir. Bunu otokontrol sisteminize yerleştirdiğinizde rüya görürken bu anı gerçekte mi rüya da mı yaşadığınızı sorgulayacak ve rüya olduğunu anlayarak kontrol altında tutabileceksiniz.

         Kendi rüyalarınızı kontrol etmeyi öğrenmenizin önemi büyüktür. Başkalarının rüyalarını kontrol edebilmek kolay bir iş değildir. Bu zor işi başarmak için ise zihin kontrolü, kendi rüyalarınızı kontrol edebilmeniz ve empati yeteneğinizin gelişmiş olması kesinlikle gerekli olan üçlüdür. Bunlardan birinin yetersiz olması durumunda başarıya ulaşmanız neredeyse imkansızdır.

        Başkalarının rüyalarını kontrol etmek kendi rüyalarınızı kontrol etmekten biraz daha farklıdır. Fark sadece zihin kontrolü ve empati ile birleşmesi değildir. Kendi rüyalarınızı sürekli kendinizi tetikte tutarak kontrol altına alabilmeniz mümkün. Başka birinin rüyada olup olmadığını anlık olarak kontrol etmek çok özel yetenekler gerektiren bir meziyettir. Rüyada olduğundan emin değilsek nasıl olacak bu iş peki? Bu kısım yine algısının tamamı açık olan bireylerin anlayıp uygulayabileceği bölümdür. Zihin kontrolünde olduğu gibi müdahale etmek istediğiniz kişiyle empati yaparak rüya gördüğü hissini yaşamalısınız. Gördüğü rüyada ne görmesini istediğiniz sizin hayal gücünüze kalmış. Gözünüzün önünde o kişinin içinde bulunacağı bir aktivitede zarar gördüğü bir resim canlandırabilir ve bu resmi o kişinin rüyasında gördüğü hissini kendinizde uyandırabilirseniz başardınız demektir. Tabiki zor. O yüzden her yüz kişiden sadece biri bunu uygulayabilmekte.

Reklam

BİR YORUM YAZIN

ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.

Footer açıklama yazısı. Bu alan tema ayarlarından değiştirilebilmektedir.